52. TUR (Dağ)
Sırrını insanla gösteren El İlah adına,
1. Ant olsun dağa,
( Nisa suresinin 154 ayetinde de değinildiği gibi, dağ eski kültürlerde büyük, yüksek anlamındadır ve varlıktaki en büyük şey sonsuz varlığın kendisi, en yüksek şey de varlık gerçeğinin bilgisidir. Dağ hakkında daha ayrıntılı bilgi için, www.muritkefer.com / Tur dağında Musa ile, isimli bölüme bakabilirsiniz.)
2. Ve satır satır yazılmış,
3. Kitaba.
(En ince ayrıntısına kadar yazılmış en büyük kitap, varlığın ve hayatın kendisidir.)
4. Beyt-i Mamur’a,
( Beyt-i mamur mükemmel ev demektir ve varlıktaki en mükemmel ev önce gerçek varlığın kendisi, sonra insandır. Kabe’nin kutsallığı, mutlak varlığın ve insanın sembolü olduğu içindir. Kabe hakkında daha ayrıntılı bilgi için, www.muritkefer.com / Tutankhamon’un hazineleri ve Hac, isimli bölümlere bakabilirsiniz.)
5. Yükseltilmiş göğe,
( Göğün yükseltilmesi, insanlığın gelişmesinin ve dirilişin gelecekte saklı olmasıdır.)
6. Ve ant olsun kaynayan denize ki,
( Kaynayan deniz, zaman içinde dalgalanan dünya yaşamıdır.)
7. Rabbinin sözü mutlaka yerine gelecektir,
( Rabbin sözü kıyamet, yani diriliştir.)
8. Ona engel olacak hiçbir şey yoktur.
9. O gün gökler ayrılır,
10. Dağlar yürür,
11. Yalanlayanların vay haline o gün!
12. Daldıkları bir hayalin içinde oynayıp dururlarken,
13. O gün ateşe itildiklerinde,
14. Bir türlü inanamadığınız ateş işte buydu,
15. Yoksa sizce bu da bir büyü mü,
16. Girin cehenneme, artık sabretseniz de sabretmeseniz de birdir. Orada yaptıklarınızın karşılığını göreceksiniz, denilir.
17. Şüphesiz kötülüklerden korunanlar da cennetlerde,
18. İstedikleri gibi safa sürerler. Onlar cehennem azabından korunmuşlardır.
19. Yaptığınız iyiliklere karşılık afiyetle yiyin için,
20. Geniş koltuklara yaslanarak, denilir. Orada onları güzel gözlü kadınlarla evlendirmişizdir.
21. İnanan ve evlatlarını da inandıranlar var ya, işte biz onların evlatlarını kendilerinden ayırmayacak ve yaptıklarından da bir şey eksiltmeyeceğiz. Her insan yaptıklarına karşı bir rehindir.
22. Orada meyveler, doyasıya etler, canları ne isterse vereceğiz.
23. Karşılıklı içki kadehleri kaldırıp içerler, sarhoş olmadan ve saçmalamadan.
24. Çevrelerinde inci tanesi gibi genç ve güzel hizmetkarlar dönüp dolaşır,
25. Ve cennettekiler birbirlerine dönüp konuşurlar;
26. Derler ki; Biz dünyada eğlenmekten değil böyle bir yerde, kendi ailemiz içinde bile çekinip korkardık.
27. El İlah bize acıdı da, insanın içine işleyen bir azaptan korudu.
28. Ama biz bilmesek de, gerçekten gönülden yalvarıyorduk. Çünkü acıyıp iyilik eden ancak Odur.
29. Resulüm, şu halde öğüt ver. Sen ne bir kahinsin, ne de bir deli, sadece Rabbinin lütfuna kavuşan bir kulsun.
30. Yoksa onlar; O bir şairdir ve zaman değirmeninin öğütmesini bekliyoruz mu diyorlar?
31. De ki; Bekleyin, ben de sizinle beraber bekleyeceğim.
32. Bunu düşünerek mi söylüyorlar, yoksa sadece basit bir karşı koyuş mu?
33. Yoksa; Onu kendisi uydurdu mu diyorlar? Hayır, onlar gerçeğe inanmıyor.
34. Eğer güçleri yetiyorsa, söylediklerimize benzer bir söz söyleseler ya!
35. Sor onlara, herhangi bir yaratıcıları olmadan mı yaratılmışlar? Yoksa yaratıcı kendileri midir?
36. Yoksa gökleri ve yeri de mi onlar yarattı? Hayır, asla düşünmek istemiyorlar.
37. Yoksa Rabbinin tüm gizli hazineleri onların da, geleceğe hakim olan kendileri mi?
38. Yoksa üzerine çıkıp gizli sırları dinledikleri bir merdivenleri mi var? Öyleyse, bu sırları dinleyenlerden biri açıklasın!
( Bu meydan okuyuşun son cümlesi Peygamberlerin miracını anlatır. Her insanın kendince yükseldiği bir merdiveni vardır ama, hiçbirisi ilahın huzuruna, yani onların anlattığı çıplak gerçeğe ulaşamaz. En yükseği bile ancak onların anlattığını tekrar edebilir. Aslında ayet bir meydan okuma değil, bu sırları dinlememiz için yapılan bir davettir.)
39. Yoksa oğullar sizden geliyor da, kızlar Ondan mı?
40. Yoksa kendilerinden bir ücret istiyorsun da ağır bir borç altında eziliyorlar mı?
41. Yoksa geleceğin bilinmezlikleri kendi yanlarında da, onlar mı yazıyorlar?
42. Yoksa tuzak mı kurmak istiyorlar? Eğer öyleyse bilsinler ki, asıl tuzağa düşecek olanlar kendileridir.
43. Yoksa El İlah’tan başka bir tanrıları mı var? Öyleyse bilsinler ki, El İlah onların zannettiğinden ayrı bir yüceliktir.
44. Ayın gökten yere indiğini görselerdi bile inatla; Bu bir bulut olmalı, derlerdi.
45. Artık hesap günü ile karşılaşıncaya kadar onları kendi hâline bırak.
46. O gün tuzakları kendilerine fayda vermez, yardım da görmezler.
47. Gerçeği örtmek isteyenlere şüphesiz bu dünyada da azap vardır, fakat çokları bilmez.
48. Ey Resul, Rabbinin kıyamet emrine saygı duyup sabret. Unutma, sen de gözlerimizin önündesin. Her güneşin doğuşunda Rabbinin yüceliğini hatırlayıp hamt et,
49. Ve yıldızların parladığı gecelerin bir vaktinde de!