53. NECM (Yıldızlar)
Sırrını insanla gösteren El İlah adına,
1. Batan yıldızlara ant olsun ki;
( Enam suresinin 76. ayetine gönderme yapılıyor. “ İbrahim gecenin karanlığı kaplayınca bir yıldız gördü ve Rabbim budur, dedi. Yıldız batınca da, batanları sevmem, dedi.” )
2. Arkadaşınız ne deli, ne de sapıttı!
3. Kendi bildiğince de konuşmuyor,
4. Söyledikleri, kendisine bildirilenden başkası değildir,
5. Ve ona güçlü biri hocalık ediyor.
6. Bu güçlü hoca doğruldu,
7. Önce göklerde, çok uzaklarda olduğu halde,
8. Sonra indi ve yaklaştı.
9. O kadar ki, iki yay arası kadar, hâttâ daha da yakın oldu.
( Hadislerle sabit olduğu üzere bu güçlü hoca Cebrail’dir, yani büyük insanlık aklı. Onun çok uzaklardan gelip yaklaşması demek, Peygamberin anlayışının yükselmesi demektir. İki yay deyimiyle kast edilen kaşlarımız, arası ise beynimiz yani anlayışımızdır. Cebrail hakkında daha geniş bilgi almak için, www.muritkefer.com / Haz.Cebrail, isimli bölüme bakabilirsiniz.)
10. İşte El İlah kuluna gerçeği böyle bildirdi.
11.O da görür gibi olduğu gerçeği inkar etmedi.
12. Gördükleri hakkında şimdi kendisi ile tartışmak ister misiniz?
13. Ant olsun ki onu daha önce de görmüştü,
14. Sonsuzluğu hayal ederken!
15. İşin sonundaki cennet işte oradadır,
16. Uzak, ama çok uzaklarda!
17. Ama o aldanmadı ve gerçeğin dışına çıkmadı,
18. Ant olsun büyük gerçeği anladı.
19. Gördünüz mü Lat ve Uzza’yı?
20. Ve üçüncüleri olan Menat’ı.
21. Demek erkek size, dişi El İlah’a öyle mi?
22. Ne kadar haksız bir taksim!
23. Bunlar sizin ve atalarınızın taktığı isimlerden başka bir şey değil. El İlah onlar hakkında gerçeğe uyan hiçbir bilgi vermemiştir. Onlar ancak zanlarına ve nefislerinin arzusuna uyuyorlar. Halbuki kendilerine bir yol gösterici gelmiştir.
24. Yoksa her şey insanın kendi arzu ettiği gibi mi olacaktır?
25. Bilesiniz ki ahiret de, dünya da El İlah’ındır.
26. Göklerde nice melek var ki, El İlah’ın razı olması dışında şefaatleri bir işe yaramaz.
27. Ahirete inanmayanlar, meleklere dişilerin adlarını takıyorlar.
28. Halbuki onların bu hususta hiç bir bilgileri yoktur. Sadece zanna uyuyorlar. Zan ise, hiç şüphesiz gerçeği ifade etmez.
29. Bu nedenle sen bizi anmaktan yüz çeviren ve dünya hayatından başka bir şey istemeyen kimselere yüz verme.
30. İşte onların erişebilecekleri bilgi bu kadar. Şüphesiz ki senin Rabbin yoldan sapanı da, doğru yolda olanı da çok iyi bilir.
31. Göklerde ve yerde bulunanlar hep El İlah’ındır. Dünya, El İlah’ın kötülük edenleri cezalandırması, iyilik yapanları da daha iyisiyle mükafatlandırması içindir.
32. Ufak tefek kusurları dışında, büyük günahlardan ve edepsizliklerden kaçınanlara gelince, bil ki Rabbin affı bol olandır. O sizi daha topraktan yarattığı zaman ve anne karnında bulunduğunuz sırada bile sizi en iyi bilendir. Bunun için kendinizi temize çıkarmayın. Çünkü O, kötülükten sakınanı daha iyi bilir.
33. Gördün mü iyiliğe arkasını döneni?
34. Azıcık verip sonra vermemekte direneni?
35. Yoksa geleceğin bilgisi kendi yanındadır da görüyor mu?
36. Yoksa kendisine haber verilmedi mi, Musa’nın sayfalarında
37. Ve ahdine vefa gösteren İbrahim’in sayfalarında bulunanlar?
38. Gerçekten hiçbir günahkar başkasının yükünü yüklenemez.
39. Bilmeli ki insan için kendi yaptığından başka bir şey yoktur,
40. Ve yaptıkları da ileride görülecektir.
41. Yaptığının karşılığı eksiksiz verilecektir.
42. Şüphesiz en son varış Rabbinedir.
43. Doğrusu güldürüp ağlatan da Odur,
44. Öldürüp dirilten de!
45. Şurası muhakkak ki erkek ve dişi ikiliği O yarattı,
46. Rahme düşen bir damla sudan.
47. Şüphesiz tekrar diriltmek de Ona aittir,
48. Zengin eden de, yoksul kılan da Odur.
49. Odur en parlak yıldızların bile sahibi!
50. Ve şüphesiz ki önceki Âd kavmini de,
51. Semud kavmini de O helâk etti ve geriye hiçbir şey bırakmadı.
52. Daha önce de zalim Nuh kavmini helâk etmişti.
53. Altüst olan diğer kültürleri de O harap etmiş,
54. Onlara yapacağını yapmıştı.
55. Hala nasıl şüphe edersin?
56. Bak bir uyarı daha!
57. Gelmekte olan yaklaştı,
58. Ve onun vaktini El İlah’tan başka bilen yoktur.
59. Şimdi siz bu sözlere şaşıyor musunuz?
60. Ağlanacak bir haldeyken gülebiliyorsunuz öyle mi?
61. Evet, her şeyden habersiz oyalanmaktasınız!
62. Haydi kendinize gelin, El İlah’ı bilip sadece Ona kulluk edin!