35. FATIR (Yaratan)
Sırrını insanla gösteren El İlah adına,
1. Gökleri ve yeri yaratan El İlah’a hamt olsun. Meleklerini ikişer, üçer veya dörder kanatlı elçiler yaptığı gibi, O her şeyi dilediği gibi yaratan ve şüphesiz her şeye gücü yetendir.
( Melekler ve kanatlar hakkında bilgi almak için, www.muritkefer.com / Cebrail’in kanatları, isimli bölüme bakabilirsiniz.)
2. O bir şey vermek istediğinde engel olabilen yoktur, vermediğinde zorla alabilen de yoktur. O üstündür, hikmet sahibidir.
3. Ey insanlar, El İlah’ın size nimetlerini bir düşünün! Gökte veya yerde El İlah’tan başka nimet verecek bir yaratıcı var mı? Hayır, ondan başka ilah yoktur. Nasıl oluyor da anlamıyorsunuz!
4. Ey Elçi! Sana inanmadıkları için üzülme, çünkü senden öncekilere de inanmamışlardı. Sonuçta bütün işler El İlah’a döner.
5. Ey insanlar! El İlah’ın bildirdikleri gerçektir. Sakın dünya hayatı sizi alıkoymasın ve dikkat edin şeytan sizi Allah ile aldatmasın!
6. Çünkü şeytan sizin düşmanınızdır, siz de onu düşman bilin. O kendine uyanları ancak ateşe çağırır.
7. İnanmayanlar için şüphesiz büyük azap var, iman edip iyi işler yapanlara ise af ve mükafat.
8. Kötülük edenle iyilik eden bir midir? Ne çare ki El İlah’ın dilediği yanlışta, dilediği doğru yoldadır. O halde onlar için üzülerek kendini helak etme. El İlah onların ne yaptıklarını biliyor.
9. Rüzgarları gönderip de bulutu yürüten El İlah’tır. Biz onu kurak bir yere göndeririz de, toprağa onunla can veririz. Yeniden diriliş de buna benzer.
10. Kim dünyada üstün olmayı istiyorsa, bilsin ki üstünlük El İlah’tadır. Ve ona ancak güzel sözlerle, iyi işlerle ulaşılır. Kötülük için tuzak kuranlara gelince, onlar için çetin bir azap vardır ve tuzakları bozulur.
11. El İlah sizi önce topraktan sonra bir damla sudan yarattı ve sizi erkek dişi olarak ayırdı. Onun bilgisi olmadan hiç bir dişi ne gebe kalır, ne de doğurur. Bir canlıya ömür verilmesi de, onun ömründen azaltılması da mutlaka bir kitaptadır. Şüphesiz bunlar El İlah için kolaydır.
12. İki büyük su, aynı değildir. Şu akan tatlıdır, içilmesi kolaydır. Şu dalgalanan da tuzludur, boğazı yakar. Ama ikisinden de faydalanırsınız. El İlah’ın verdiği nimetleri arayıp bulmak için, gemilerin denizi yarıp gittiğini görürsün.
13. El İlah geceyi gündüze, gündüzü geceye ekler, güneş ve ay emri altındadır. Her biri kendi yolunda akıp gider. İşte bütün bunları yapan Rabbiniz El İlah’tır, varlık Onundur. Onu bırakıp da taptıklarınız bir çekirdek kabuğuna bile sahip değillerdir.
14. Çağırsanız sesinizi işitmezler, işitseler bile cevap veremezler. Kıyamet günü ise sizi inkar ederler. Bu gerçeği sana, her şeyi bilen El İlah gibi hiç kimse haber veremez.
15. Ey insanlar! Muhtaç olan siz, ilahlığa layık olansa ancak Odur.
16. Dilerse sizi yok eder ve yerinize yeni bir toplum getirir.
17. Bu El İlah’a güç değildir.
18. Hiçbir günahkar başkasının günahını yüklenmez. Yükü ağır gelen bir kimse yardım istese, en yakınları bile onun yükünü alıp hafifletemez. Sen ancak görmediği halde Rabbinden korkanları ve Onu ananları uyarabilirsin. Kim temizlenirse kendisi için temizlenmiş olur. Dönüş El İlah’adır.
19. Körle gören bir olmaz.
20. Karanlıkla aydınlık da bir olmaz.
21. Gölge ile sıcak da bir olmaz.
22. Dirilerle ölüler de bir olmaz. Şüphesiz El İlah dilediğine işittirir. Sen yaşayan ölülere işittiremezsin!
23. Sen sadece bir uyarıcısın.
24. Biz seni gerçek ile müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Her toplum için mutlaka bir uyarıcı göndermişizdir.
25. Seni yalancı yerine koydukları için üzülme, açık ayetler ve kitap getirdikleri halde senden öncekileri de yalanlamışlardı.
26. Sonra o inkarcıları nasıl yakalayıp cezalandırdım gördün mü!
27. Görmedin mi El İlah gökten su indirdi de, onunla türlü renkte meyveler çıkardı. Dağ başlarından geçen türlü renkte yollar uzattı.
28. İnsanlar, hayvanlar ve hayvan gibi olanlar da işte böyle türlü renktedirler. El İlah’tan, gerektiği gibi ancak bilen kulları korkar. Şüphesiz El İlah galip ve bağışlayandır.
29. El İlah’ın kitabını okuyup Onu ananlarla, eline geçenden başkasına da verenler asla batmayacak bir kâr elde ettiler.
30. Çünkü El İlah onların yaptıklarını kat kat fazlasıyla ödeyecektir. Şüphesiz O çok bağışlayan ve şükrün karşılığını bol bol verendir.
31. Sana ilettiğimiz bu kitap, kendinden önceki kitapları doğrulayan bir gerçektir. El İlah görendir, kullarından haberdardır.
32. Yaşamın manasını kullarımızın önüne koyduk. Kimi kötüyü seçip kendine kötülük eder, kimi zararsız kârsız idare eder, kimi de El İlah’a doğru hayırda öne geçmek için yarışır. İşte güzel ahlak da budur.
33. Onların mükafatı içinde sonsuz kalacakları cennetlerdir. Orada altın bilezikler ve incilerle süslenirler, giydikleri de ipektir.
34. Şöyle derler; Bizi tasada bırakmayan El İlah’a hamt olsun. Doğrusu Rabbimiz çok bağışlayan, çok nimet verendir.
35. O ki bizi bu ebedi yaşama yerleştirdi, artık ne yorgunluk ne de bıkkınlık görmeyeceğiz.
36. İnkâr edenlere ise cehennem ateşi vardır. Ne ölüp kurtulurlar, ne de cezaları hafifletilir. İşte biz küfürde ve kötülükte ileri giden nankörleri böyle cezalandırırız.
37. Onlar orada; Rabbimiz bizi çıkar da önce yaptıklarımızın aksine iyi işler yapalım, diye feryat ederler. Size düşünebileceğiz kadar bir ömür vermemiş miydik, uyaran olmamış mıydı, niçin inanmadınız? Şimdi tadın azabı, zalimlerin yardımcısı yoktur.
38. El İlah göklerde ve yerde gizliyi bilir, kalplerden geçeni de bilir.
39. Sizi kendine halife yapan Odur. Kim inkar ederse, bilsin ki inkarı kendi zararınadır. Kafirlerin küfrü, ancak kendilerinin azabını arttırır. Kafirlerin küfrü, kendilerine ziyandan başka bir şey getirmez.
40. De ki; El İlah’ı bırakıp da peşinden koştuğunuz ilahları gördünüz mü? Gösterin yerdeki hangi şeyi yarattılar? Yoksa göklerde benimle bir ortaklıkları mı var? Yoksa bu hususta biz onlara vekalet verdik de ona mı dayanıyorlar? Hayır! O zalimler birbirlerine hayalden ve aldanıştan başka bir şey vermiyorlar.
41. Belli bir düzen içinde dolaşan yıldızları ve yeri El İlah tutuyor. Ant olsun ki bozulacak olsaydı kendisinden başka hiç kimse tutamazdı. Şüphesiz O çok merhametlidir.
42. Kendilerine bir uyarıcı gelirse, başkalarından daha önce uyacaklarına yemin etmişlerdi. Fakat uyarıcı geldi de, bu onların haktan uzaklaşmalarından başka bir işe yaramadı.
43. Çünkü onlar yeryüzünde büyüklük taslıyor ve kötü tuzaklar kuruyorlardı. Halbuki kişi kendi kazdığı kuyuya kendi düşer. Bu eski kanundan başka bir sonuç mu bekliyorlar? El İlah’ın kanununda asla değişme bulamazsın.
44. Bunlar yeryüzünde gezip de öncekilerin sonunun nasıl olduğunu görmüyorlar mı? Halbuki onlar bunlardan daha güçlüydüler. Ne göklerde ne de yerde El İlah’ı aciz bırakacak bir güç yoktur. O, bilendir, güçlüdür.
45. Eğer El İlah suçu hemen cezalandıracak olsaydı, yeryüzünde hiçbir canlı yaratık kalmazdı. Fakat onları belli bir süre erteliyor, vakti gelene kadar.